Kurabiye yaptım; elimde hamur kalıntıları...
Eksik değil; sevimliyim. Vanilya kokuyorum. Erkekler sevmez mi vanilya kokusunu ? Elimin hamuruyla neden yer bulamıyorum kendime bu dünyada ?
"Var olmak" için tütün mü kokmalı ? Haşin mi olmalı ?
Gücüm tüm bunlara yeter. Ele yapışan hamur parçacıklarını nasıl çıkartabileceğimi biliyorum; sert görünebilirim; mantıklı kararlar da alabilirim; keskin olabilirim; yatakta şahane bulunan esnekliği, dünyevi meselelerde göz ardı edebilirim.
Bir sipariş üzerine gelseydim; bunları yapmak en doğrusu olurdu.
Lakin ben Doğan görünümlü Şahin değilim. Pipisiz erkeklerden olasım yok.
Lütfen...
Kadınlığı yük gibi taşımayın. Kambur değil kadınsılık. Sakla(n)mayın. Utanmayın.
Duygusal olduğum için özür dilemek zorunda değilim kimseden. Olmadığım biri gibi davranmak gereksiz.
Buna bir isim dahi buldum: Ruhsal travestilik
İçi seni dışı beni yakar durumlar silsilesi...
Alan geniş.
Edebiyat, iş hayatı, gündelik hayat, sanat...
Buyrunuz hanımlar... Çarpışalım birazcık :)
Tags:
Share
-
▶ Reply to This